Aktarım Problemi / Problem of Transfer

Jump to English
Original:16 March 2015

Aktarım Problemi

Geçen gün bir lokantada oturuyorum, yanımda ailem var, siparişi vermişiz bekliyoruz. Arada bir beliren yüksek frekanslı bir ses beni rahatsız ediyor. Hani şu mosquito tone gibi şeyler var ya telefonlarda…

Aileme soruyorum sesi durup duymadıklarını, haliyle duymuyorlar. Garsonu çağırıyorum diyorum “usta şu taraftan bir ses geliyor neden olabilir bir baksana”, adam kedidir kedi minvalinde bir şeyler söyleyip uzaklaşıyor. Sesin geldiği yöne gidiyorum, hoparlörlerden geldiğini keşfediyorum. Yakından geçen “genç” bir garsonu çevirip, şu hoparlörler açık olabilir mi diyorum, “yok abi değil” diyor, e peki arada yüksek frekanslı bir ses geliyor sen duymuyor musun diyorum, “kendi kafasına göre takılıyordur bişiler çalıyordur abi” diyor yüzünde hafif salak bir gülümsemeyle.

Masaya dönüyorum. Babam, ortamdaki seslerin frekansa göre dağılımını çıkaran bir application açmış. Gerçekten sesi duyduğum sırada 15kHz bandında bir yükselme oluyor. Duyduğum şeyin ölçülebilir olması ne kadar güzel bir şey biliyor musunuz? Biraz sonra anlayacaksınız.

Yemekten sonra kasaya gidiyorum, kasanın arkasında bir equalizer cihazı var, kasadaki adama diyorum “usta dışarıda müzik yayını yapıyor musunuz?” adam yıllardır oradaki hoparlörlerden müzik yayını yapmadıklarını söylüyor. “Hoparlörden bir ses geliyor da açılmış olma şansı var mı” diyorum, arkasındaki cihaza dönüyor ve gerçekten hoparlörlere güç verildiğini fark ediyor, bana teşekkür edip hoparlörlerin gücünü kapatıyor.

Haklıydım, oradan bir ses geliyordu, bunu ölçü cihazı da doğruladı, sesin kaynağındaki adam da… Ama gel gör ki duyduğum şeyi duyan bir adam dahi yoktu. Peki duyduğum ses ölçülemez bir frekansta olsa ne olacaktı, veya sesi açıp kapayan cihaz başka bir yerde olsa idi ve ben haklı olduğumu hiçbir şekilde anlayamasaydım…

Bugün elimde gitarla bir melodi üzerinde çalışıyorum, gözlerimi kapamışım doğaçlama yapıyorum. Bir anda çok güzel bir melodi çıkıyor. O kadar hoşuma gidiyor ki, gözlerimi açmadan adeta duygusal olarak uçuşa geçiyorum. Uzayın derinliklerine, anlatılmaz açıklanmaz boyutlara gidiyorum, şekilsiz maddesiz varlıkların yanından geçiyorum, evrenin sesini dinleyip dokusunu tadıyorum… sonra geri dönüyorum. Bana bunları yaptıran altı üstü üç beş nota idi…

Yaratımdan o kadar uzak kaldık ki özümüzü unuttuk, yaratıcılığın kapısının anahtar deliğinden “gerçek” dünyaya atılan bir bakış bile bu dünyanın fuzuliliğini anlatıyor.

Peki ben yukarıdaki hikayeyi niye anlattım?

Gitarım aracılığıyla yaşadığım, gördüğüm şeyleri size aktarmamın veya aktaramasam da ölçerek kanıtlamamın hiçbir yolu yok. Bunlar benim gerçekliklerim, haklıyım, ama burada bir aktarım problemi var. Tecrübe aktarım problemi de diyebilirsiniz ama kelimenin tam anlamıyla değil. Beni bu dünyada yaşadığımız hayatların anlamsızlığını görmeye iten, tetiği üç nota da olsa kendisi muazzam olan, hisleri size aktarmamın hiç bir yolu yok.

E peki benimki kısa bir an idi, temel sarsıcı bir tecrübe de değildi. Ya gerçekten böyle şeyler yaşayan isanlar var ise? Mesela Uçan Adam Sabri… yok yok… bizim ciddi ciddi dalga geçtiğimiz ya da sallamadığımız insanlar, adam çıksa dese ki “evrenin yartılışını gördüm, ölümünü gördüm” hadi oradan deriz.

Neyin mümkün neyin imkansız olduğu üzerinde çok büyük limitlere sahibiz. Neyin normal neyin anormal olduğu üzerinde de büyük algı kayması yaşıyoruz. Veya toplumsal olarak tanımladığımız normlar öyle boktan ki, yaşadığımız sıradan ve inanılmaz derecede sıkıcı hayatları norm-al olarak tanımlayabiliyor, haliyle yaşamlarımızı yadsımıyoruz.

Yahu doğ-ye-iç-oku-çalış-seviş-yaşlan-öl döngüsü çok sıkıcı, ben en azından kendimde büyük bir yaratıcı potansiyel olduğunu ama bunu doğru kanalize edecek donanıma sahip olmadığımı düşünüyorum. Bunun herkes için geçerli olduğunu söylemek isterdim ama büyük bir çoğunluk norm-al bataklığına o kadar batmış ki aralarında kazara bu yazıyı okuyan varsa da çok feci uykusu gelmiştir, ya da çoktan ne diyor yine bu diyip okumayı bırakmıştır.

Buraya kadar okuduysanız sizin de kurtulma şansınız var. Yaratıcılığınızı keşfedin, farklı şeyler yapın, güzel bir yol keşfederseniz bana da haber edin. Kazara Morpheus’a rastlayan olursa bu yöne yollasın.

Problem of Transfer

Yesterday I was sitting inside a restaurant with my parents, waiting for the food to arrive. A high pitch sound that appears from time to time disturbed me. A sound quite like the mosquito tones on mobile phones…

I ask my parents whether they hear the sound and they say they don’t hear it, obviously. I call for the waiter and ask him to deal with the source of the sound. He murmurs unintelligible words and leaves. I approach to the source of the sound and discover that sound was coming from a speaker that is attached to the ceiling. I stop a young waiter that is passing by and ask him if the speaker could be left open. He says “no sir”, I express my discomfort from a high frequency sound that is coming from that speaker. He does not understand my barely technical words and leaves murmuring unintelligible words again.

I return to my table. My father have downloaded and opened an application that shows frequency distribution of environmental sounds. We can clearly see a peak around 15kHz as soon as I hear the sound. Do you know how relieving it is to have a means to measure what I hear? You’ll understand soon.

I go to the cashier after the meal. There is a sort of equalizer device behind the man. I ask him if they broadcast music outside. He says they have not broadcasted anything for years from those speakers. I object by saying that I am hearing voices from the speaker and ask him to check if it could be opened by mistake. He turns over to the device and by surprise discover that the speakers were really forgotten switched on. He turns the power off.

I was right, there was a sound, application confirmed it, the device proved it. But come to think of it, nobody, except me, seemed to hear the sounds I was hearing. What would have happened if the sound frequency was immeasurable by a phone and the device that is controlling the power to the speakers was elsewhere and I was not able to confirm what I was hearing was real?!

Today I was playing guitar, working over a simple melody, with my eyes closed I’m improvising. Suddenly a heavenly melody appears. I like it quite so that I lift off into an emotional flight. I surf thru the depths of the universe, reach ineffible, unutterable realms, pass by beings without form and matter, listen to the voice of the universe and taste its fabric… then I return back. Realizing that the trigger of this experience was few notes…

We stood away from creation for too long that we have forgotten our true nature, a glimpse of the true world observed from the keyhole of the door of creation is enough to express the meaningless of the lives we live in.

So why did I tell the story above?

There is no way to transfer my experiences that I had using my guitar to you. There is no way to measure and present evidence for it. These are my truths, But there is a Problem of Transfer. We can call it an experience transfer problem, but not in a way like business experience. There is no way to transfer my experiences that stemmed from few notes played on a guitar.

What if there are people out there that really experience really ground breaking experience. People that we teased. The man could say “I saw the beginning of the universe and the end of it” we’d say “sure, my cock backyard experiences that too every morning.”

We have quite big limitations over what is possible and what is not. Or it could be that our norms for this society is so fcked-up that the inexorably BORING lives that we live in is deemed NORM-al, therefore we do not question the nature of our lives.

The cycle of birth-eat-drink-work-f.ck-growold-die is boring as hell. I can sense a creative potential in me but I might not have the proper hardware and time to cultivate it. I’d have said the same for everyone, but some people are so much sinked in this norm-al swamp that they might be bored to death by reading this if they have not already gone away by saying “wtf is he talkin’ bout”

If you’ve read till here you have the chance to be saved. Discover your creativity, do different things, notify me if you discover a new way to express your creativity. If anyone bumps into Morpheus, send him over.

4 Comments Add yours

  1. onuryuruten's avatar onuryuruten says:

    Bence bu aktarım problemi oyunun bir parçası. Senin farketmediğini bir başkası farkedebilir, ya da sana baktığında sıkıcı bir insan görebilir.

    Karşılaştığımız her insanda güzel potansiyeller var bence. Kendi potansiyellerini keşfetmelerine vesile olabilirsek ne ala. Belki de istediğimiz şeyi gösteremeyiz; ama görmeye teşvik edebiliriz…

    Like

    1. Cem Tarhan's avatar Cem Tarhan says:

      Kesinlikle katiliyorum, insanlara potansiyellerini fark ettirmek cok onemli bir sey. Isin zor kismi anahtar tecrubeleri ve icgoruleri aktarmakta yasadigimiz zorluk. Bu sadece kelimelerin yetersiz projectionlar olmasindan kaynaklanmiyor ayni zamanda karsidaki kisilerin ilgisini uyandiramamaktan da kaynaklaniyor. Neredeyse her gun gorustugum bir dostumla insan dogasina dair konusmalarimiz iki veya uc keredir, cogu zaman topluluklar icinde de paylasma girisimleri arkaplan gurultusunde kayniyor. Insanlarin normal batakligina battigini soyleyisim de bundan kaynaklaniyor; futbol, hava, su, unluler ve yemekler uzerine konusmaya bayiliyoruz, obur konular cok cok nadir aciliyor ve genelde herkesin soylemek ve duymak istedikleri digerlerininkinden farkli oluyor. Sozlu iletisimden farkli seyler denemek lazim belki ama ne Mozart gibi muzik yapacak yeteneklere sahibiz ne Picasso gibi resim yapacak ne de bu eserleri anlayacak zaman ve dusunce yogunluguna sahibiz. Bunlar olsa bile hic biri yuzyuze derin bir seyler paylastigin biriyle arandaki bag gibi olmayacak.

      Bazen tamamiyle yeni bir cevreye ihtiyac duydugumu dusunuyorum, acaba sanatci insanlar biraz daha farkli midir diye. Siradan insanlarin bohem olarak niteledigi hayatlar belki de bu farkliliktan geliyordur. Genelde yazilarimda bir umutsuzluk temasi oldugunu fark etmisindir. Bu, elimdeki cevreyle deneyip olmadigini gordugum icin. Cevremi degistirmeden once kendimi degistirmeye calisiyorum bu aralar 🙂

      Like

      1. onuryuruten's avatar onuryuruten says:

        Arkadaşlıklardan bahsediyorsun… bir de şuna göz at madem: https://youtu.be/aGedUxTAfBk

        Liked by 1 person

      2. Cem Tarhan's avatar Cem Tarhan says:

        Izlemistim bunu bi daha izledim 🙂 yutupta takip ediyorum bir suredir. Eskiden sosyallesmeyi en ust oncelikte tutardim, ama bu videoda onerdigi gibi anlamsiz arkadasliklara zaman ayirmayi biraktim.

        Like

Leave a reply to onuryuruten Cancel reply