Uyanış / Awakening

Jump to English

Uyanış

Çocukluğumdan bir anı canlandı gözümde. Televizyonda Eşkiya (1996) filmi oynuyor. O filmin evde beşinci izlenişi falan. Fırat türküsünün çaldığı o sahne geliyor. Ben hınzırlıkla gözlerimi anneme dikip izliyorum. Biliyorum ki o sahne geldiğinde annem ağlayacak. Nitekim beklenen oluyor… Ben o yaştaki bir çocuk olarak öncelikle televizyonda hareket eden resimlere bakıp üzülmeye akıl erdiremiyorum. Üstüne, senaryoda geçen olayların da kişilerin akıllarında başka anıları tetikleyip onları üzebileceğini de tahmin dahi etmiyorum.

Sonra bu anıyı yakınlarda arkadaşlarımla ettiğim bir muhabbete bağladım. Biri, diğerine işini bırakmasını öneriyor, diğeri de ne yapayım acımdan öleyim mi diyor. İlki, uzun zamandır çalışıyorsun birikimlerinle yaşarsın diyor. Diğeri, giderleri olduğunu, dolayısıyla kazancı olması gerektiğini söylüyor. Ben, üniversite yıllarında parası olmadan ülke turu attığı zamanlarını anımsatıyorum. O da, o zamandan bu yana değiştiğini, alışkanlıklar ve bir yaşayış standardı edindiğini itiraf ediyor.

Aslında bu uzunca bir süredir düşündüğüm ve yazdığım bir konuydu, ama buraya gelmemi sağlayan mini bir depresyon atağından sonra fikirleri olgunlaştırdım.

Öncelikle çocukken hayat çok kolay görünüyor, rahatsız edici hisler yok, dürtüler yok, kalıplaşmış fikirler yok, doğrusunu isterseniz hiç fikir yok. Bu fikirsizlik çocukların özgür düşünüşlerinin temeli olabilir. Hayat size birkaç şey yapıyor: Önce karşınıza çıkardığı kişilerle kişiliğinizi yontuyor, belli özelliklerinizi sivriltiyor. Sonra kafanıza fikirler, önyargılar sokuşturuyor, kültür sokuşturuyor. Hayata bakışınızda, özellikle uzmanı olmadığınız alanlarda, başkalarının fikirlerini ve sözlerini doğru kabul edip onları at gözlüğü yapıyorsunuz. Hayat kafanıza anılar sokuşturuyor. İyisiyle kötüsüyle bu anılar, gelecekte karşılaşacağınız olaylardan beklentilerinizi etkiliyor. Esasında çoğu acının kaynağı olan beklentileri ortaya çıkarıyor. Sonra hayat alışkanlıklar kazandırıyor. Hiçbir şey yapmasanız da o alışkanlıkları sürdürmek için hayatınızı sürdürüyorsunuz. Siz de kör bir heykeltıraşın yonttuğu karakterinizle, sağır fikirlerinizle, topal alışkanlıklarınızla yaşadığınızı sanıyorsunuz.

Esasında uyuyorsunuz.

İnsanlık derin bir uykuda.

Uyanma yukarıda bahsettiğim şeyleri fark etmenizle başlıyor. Bir uyanıyorsunuz üstünüz başınız pislik içinde. Pislik içinde bir yerdesiniz ve çevrenizdeki herkes sizin gibi pislik içinde ve horul horul uyuyor. İnsanlara durumu anlatmaya çalışıyorsunuz, daha çok horultu geliyor. Uyanmanın ikinci adımı, diğer insanları da uyandırmaya çalışmak oluyor, benim uzunca süredir yapmaya çalıştığım gibi. Ancak bir süre sonra fark edeceğiniz üzere, üzerinizdeki pislikleri temizlemeden yol alamıyorsunuz.

Uyanmanın üçüncü adımı, temizlik oluyor. Fazla sivrilmiş karakter özelliklerinizi köreltmeye çalışıyorsunuz. Size yararı olmayan alışkanlıklardan kurtulmaya çalışıyorsunuz. Ancak burada birkaç sorunla karşılaşıyorsunuz. Birincisi, karakterinizdeki temel yanlışları kendiniz fark edemiyorsunuz. Ancak, insanlarla olan ilişkilerinizi gözden geçirerek örnekler ve tecrübeler üzerinden küçük adımlarla ilerleyebiliyorsunuz. Eğer size yol gösterecek bir hayat öğretmeniniz yok ise bu yol güzel yerlere varmıyor. Öncelikle ilişki geçmişinizi didiklediğiniz için depresyona sürükleniyorsunuz. Kendinizdeki eksiklikleri, yanlışlıkları daha çok fark edip umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Bu süreçte, herkes uyuduğu için, destek bulamazsanız çoğu kez süreci berbat etme aşamasına gelebilirsiniz.

Alışkanlıklarınızı değiştirmeye çalıştığınızda, o alışkanlıkların sizi soktuğu rahat ortamdan uzaklaştığınız için zorlanıyorsunuz. Eğer varlığıyla size destek olan dostlarınız, eşleriniz yok ise bu tamamlanması imkansız bir süreç. Örneğimizdeki vücudu kurumuş kirlerle kaplı kişinin, kirleri sökerken beraberinde kendisinden bir parçayı da sökmesi, yaralanması gibi. Dolayısıyla temizlenme süreci bir sonuç beklenmeyen bir aşama.

Bütün bu zoruklardan geçtikten sonra, olanca psikolojik bozukluğunuz sizi bir aydınlığa çıkarıyor. Burası Uyanmanın dördüncü adımı. Kabulleniş. Sahip olduğunuz alışkanlıkları ve karakterinizi kabul ediyorsunuz. Evet, üstüm başım pislik içinde olabilir, ama, eğer daha fazla kire bulanmazsam hala hareket edebiliyorum, yürüyebiliyorum. Belki bir çıkış yolu bulunur diye yola koyulmaca. Çünkü üzerinizdeki pasağı düşünürken hareket dahi edemiyorsunuz.

Tabii ki uyanma süreci birçok sahte uyanma ile dolu. Kişinin, evet artık karakterimdeki eksikleri ve beni kısıtlayan alışkanlıklarımın farkındayıp diyip uykuya geri dönmesi işten bile değil. Bu noktada önemli olan, uyandırdığınız farkındalığı koruyarak, sağa sola fazla sürtünmeden ilerlemeyi sürdürmek.

Burada bahsetmenin çok önemli olduğunu düşündüğüm bir ayrıntı var. Diyelim uyurgezerler de var. Onlar da ilerliyor görünüyorlar değil mi? Bu size haksızlık değil mi? Yani, “insanlar böyle kötü, insanlar şöyle kötü” diyip de sahne arkasında kokain çekenler falan? Buradaki önemli nokta, bu yolculuğu sürdürürken, elinizdeki avucunuzdakileri biliyor olmanın size bir kalite katıyor olduğu. İçinizde bir gözlemci doğuyor ve büyüyor. Attığınız her adımda uyandırdığınız gözlemci, bir şeyleri fark ediyor. Bu yapmanın size yarar getirmediğini düşündüğünüz alışkanlığı tamamen kesmekten farklı. Sigara içerken, her nefesi, size verdiği zararın farkında olarak içmek gibi. Bu sonunda sizin sigarayı bırakmanızı sağlamayacak. Ancak içinizde bir gözlemci belirecek. Bu gözlemci gelişecek ve güçlenecek.

En sonunda bu gözlemci, en sivri karakter özelliklerinizi yumuşatıp, en çirkin alışkanlıklarınızı azaltacak. Yavaş yavaş, kör heykeltıraşın yonttuğu karakterinizin yerini daha bilinçli, daha insani bir şey alacak.

Ve uyanmanın son adımı. Sizin için son adımı. Arınma.

Bedeniniz, dış katmanlarına yapışmış kiri fark edip, yeni deri geliştirecek, ve kalıcı gibi görünen pislikler yavaş yavaş dökülecek. Bu süreç mucizevi bir şekilde kısa bir sürede olmayacak maalesef. Zamanla, içten gelen bir iyileşme ile, dış katmanınızdaki kötülükler kendiliğinden dökülecek.

Bu yazıları öncelikle kendime yol göstermesi için yazıyorum, bir nevi kendi haritamı çiziyorum. Çünkü şu an yazdığım şeylerin içindeyim ve değişimi fark ediyorum. Umarım sizin de beyninizde bir yerlerde rezone eder de düşünmeye başlarsınız. Çünkü her şey düşünmeyle başlıyor 😉

Awakening

I remembered a memory from my past. Bandit (1996) is played on TV. It’s like the fifth time that film is played in our house. There comes the soap opera scene where a person commits suicide thru a river. I look at my mom with expectant eyes. I know she will cry and she does. Being a child at age of 7 I can hardly understand being touched by moving objects inside a square of colors. And I don’t even guess that events in the film could trigger memories of old and make people cry. Therefore everytime, I watch my mom’s psychological downfall.

Then I remember a conversation with couple of friends. One friend suggests to the other to quit his job. Other says, “what should I do, die out of hunger?” and suggestive friend tells that he should have some savings by now and that’d be enough for a living. He argues by saying that he has expenses therefore he needs an income. I remind him of a conversation where he told that he traveled the country without a penny around college years. He admits, his life “gained” him a living standard and habbits and they can’t be abandoned.

The things that I think right now were actually in my mind for quite some time, but few recent mini-depressions caused me to mature the ideas.

Life is easy as a kid. No disturbing feelings, no instincts, no structured ideas, actually no ideas whatsoever. Life does few things to you: First, it shapes your personality, sharpens few traits in you by the people that it coincides you. Then it inculcates ideas inside your brain, biases, stereotypes, culture. Tucks in memories. Then life “gains” you habbits. Now you have to make a living just to maintain these habbits. Then you think that you are alive despite your character that is made by a blind sculptor, your deaf ideas and crippling habbits.

You are actually asleep.

Humanity is asleep.

Awakening starts by the acknowledgement of the things that I mentioned here. You suddenly wake up inside a filth. Everyone around you is drenched with filth and asleep. You try to wake people up, you hear more snort. Second step of awakening is trying to wake people up, like I’ve been trying to do for a long time now. But soon you notice that with all the filth attached to you, you can’t properly move on.

Third step is of awakening is cleaning. You try to suppress your bad behaviour. Try to reduce bad habbits. But you run into few problems here. Firstly, you cannot conceive the fundamental flaws in your character. The only way you can estimate the flaws is thru examining your relationships with others. By observation of experiences and examples you slowly move on. If you don’t have a life teacher this road leads to nowhere. You are dragged into depression because you turn your relations upside down. You lose your hope when you start to notice your deficiencies. If you do not find support in this process, because everyone is asleep, you may find yourself on the brink of ruining the process.

When you try to change your habbits you step out of comfort zone. If you don’t have friends and loved ones to support you in this process this is a mission impossible. It’s like scraping the filth attached to your skin, plucking the skin with it, injuring yourself in the process. Therefore cleaning step is a means to an end.

Then after you crawl thru this process, all the psychological drama leads you into light. This is the fourth step of awakening. Acceptance. You accept your habbits and character flaws. I can be drenched in filth but I can still move. If I can move without further falling into other filth I can make it. Because when you are occupied by your condition you do not move therefore there is no difference from sleeping.

Of course awakening process is full of false awakenings. You might fall into sleep again after accepting your flaws. It is important to keep the awareness that you’ve just awakened and keep on moving with it.

There is a crucial detail that should be mentioned here: Let’s say there are sleepwalkers. People that say “there is this kind of misdeed here, this kind of evil there” and sniff cocaine backstage. The important thing here is the acquired quality from the awareness of your flaws in this process. An observer rises within you. With each step, the observer notices things about you and your life. This is different than quitting bad habbits immediately. It’s like smoking cigarettes with the knowledge of its harms. It may or may not cause you to stop smoking but the observer within you keeps growing.

In the end this observer smoothes out your peaky behaviour, reduce your bad habbits. Soon your character sculpted by a blind sculptor will be replaced by something that is awake and humane.

And the last step of awakening, at least for your own journey. The purification.

It’s like your body is aware of the filth attached to it on the outer layer. So it grows new skin from within and sheds the old one, together with its attachments.It won’t happen immediately unfortunately. With time you will be cleansed of your attachments.

These articles are my own roadmaps to aid me in my journey. Because I’m in this process of awakening and I’m noticing subtle differences. I hope this resonates with you and causes you to think. It all starts with thinking afterall 😉

Leave a comment