Jump to English
Original 15/05/31
Farkindalik
Farz edin sürücüsü olduğunuz bir arabada yolculuk ediyorsunuz. Trafik akıyor. Siz hızınızı almış bir biçimde sol şeritten gidiyorsunuz. Bir anda orta şeritten bir araç, sırf önündeki arabanın önünde olmasını istemeyişinden, sizin şeridinize geçerek 1 km/saat hız farkıyla önündeki aracı sollamaya başlıyor. Siz frene asılıyorsunuz, sollama yapan aracın yaptığı gereksiz harekete fazlasıyla sinirleniyorsunuz, belki sövüyorsunuz, araç en nihayetinde 2.5 metre uzunluğundaki aracı sollamayı başarak önünüzden çekiliyor ve siz kaybettiğiniz hızı kazanmak için gazı köklüyorsunuz. Diğer aracın yanından geçerken belki korna çalıyorsunuz, belki ters bir bakış atıyorsunuz. Eve gidene kadar sinir olup duruyorsunuz.
Şimdi bir kuyrukta bekliyorsunuz. Önünüzde epey insan var. Hafiften de yorulmaya başladınız. Birden alakasız bir yerden gelen bir adam sıraya kaynıyor. Tepenizin tası atıyor. Adamı uyarıyorsunuz, ama kibarlığınızdan ödün verecek bir tonda. Adam saçma sapan bir şeyler söylüyor ve olmadık bir münakaşanın içine çekiliyorsunuz. Adam sonunda geldiği gibi gidiyor ama arkasında bıraktığı çarpıntı gitmek bilmiyor.
Bazen duygularınızın içine çekildiğiniz oluyor mu? Sinir, hüzün, mutsuzluk vb?
Bir de başka açıdan bakalım. Arkadaşınızın kullandığı bir arabadasınız. Birden arabanın önüne bir başka araba kırıyor. Arkadaşınız sinir krizi geçiriyor kornaya basıyor bağırıyor çağırıyor… Kendinizi o konumda hayal ettiniz mi? Bir üsttekinden ne farkı var? Sinirlenen siz değilsiniz, ama sinirlenen birini gözlemliyorsunuz. Öfkelenişi ne kadar gereksiz değil mi, kornayla etrafa rahatsızlık verişi, bağırarak ses tellerini acıtışı, sinirlenerek kendine verdiği zarar. Arkadaşınızın bunu yapışındaki amaç belki yaptığı hatadan dolayı karşıdaki kişide bir bilinç uyandırmak, yaptığı saçmalığı ona anlatmak, ancak bu yaptığı işe yarıyor mu? Hayır. Çalınan korna ne zaman hatalı bir hareket yapan bir sürücünün “aman tanrım arkamdan hızla gelen bir araç vardı ve ben onun şeridine geçerek onun hızını kestim” demesine yol açar? Hiçbir zaman.
Veya sırada beklerken arkadaşınızın yanındasınız. Önünüze kaynayan adama “Ya beyefendi sıranın başına geçer misiniz, biz de sıradayız” diye çıkışıyor, adam “ben on dk önce gelmiştim diyor” arkadaşınız “biz yarım saattir buradayız sizi görmedik” diyor adam trollemeye devam ediyor en sonunda çekip gidiyor. Arkadaşınız söylenmeye devam ediyor, sizin başınızın etini yiyor.
Hep ikincil gözlemci yerinde olduğunuzda verilen yanlış tepkiyi ve verilmesi gereken doğru tepkiyi net bir şekilde görebiliyoruz. Ancak duyguların veya tepkinin içinde kendinizi kaybettiğimizde hareketlerimizi duygular kontrol ediyor, sağduyumuz değil.
Girişi hallettik gelişmeye gelelim. Farkındalık nedir? Bir şey hakkında çok bilgili olmak mı? Çok tecrübeli olmak mı? Çok zeki ve akıllı olmak mı? Hayır hiçbiri değil. Farkındalık, düşüncelerinizin ve hareketlerinizin yol açacağı sonuçları kestirebilmektir. Farkındalık, etrafınızdaki olayları gözlemlemek ve onlardan ders çıkarabilmektir.
Yaşamımızın çoğunu kafatasımızın içinde, iki tane yuvardan dışarı bakarak yaşarız. Olan her şeyin bizim etrafımızda yaşandığı kanısına varırız. Bu yanılgı hareketlerimizi kötü yönde etkileyecektir. Peki ben neden çok gerçekçiymiş gibi görünen bir algıya yanılgı diyorum? Çünkü gördüğümüz yaşadığımız her şey bizim etrafımızda oluyor, değil mi? Bu nasıl yanılgı olabilir ki?
Araba örneğine geri döner isek, sürücü koltuğunda oturan ile ön yolcu koltuğunda oturan iki insan neredeyse aynı şeyi görüyor, duyuyor, ancak tepkileri bambaşka olabiliyor değil mi? Bu bir illüzyon değil de nedir? “Ama sürücü aracı kontrol ediyor, frene basması gerekiyor”, iyi tamam yolcu koltuğundaki kişi sahip olduğu sakinliği sürücü koltuğuna taşısa, geç siniri, bir şey hissetmeden de fren yapabilir, çünkü bu durumda bir tepki ortaya koymanın gerçekleşmekte olan olayın gidişatı üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını görebilir. Bunun tam yanıtını yazının sonunda alacaksınız.
Peki bu yanılgıdan nasıl kurtulacağız? Hareketlerimizin neye sebep olacağını nasıl göreceğiz?
Aslında cevabı yukarıda verdim. İkinci gözlemci olacaksınız. Egonuzun sizin iğnelediği mantar tablodaki bir kağıt parçası olmayıp tablonun tamamını gören göz olacaksınız.
Hayat karşınıza bir sürü olay çıkarır, bir çok şey öğretir. Benim öğrendiğim en önemli şeylerden birisi, çevrenizdeki insanları değiştirmeniz neredeyse imkansızdır. Eğer tepkinize yol açan şey bir insanın hareketi ise, tepkinizin anlamsız olduğunu söyliyeyim. Eğer hayatı çok ciddiye alan, olan her şeyi çatık kaşlarla karşılayan bir karakteriniz var ise size bir haberim var: kendinize yazık ediyorsunuz.
Dünyada 7 milyar insan var. Her gün sayısız olay yaşanıyor, sayısız tepki konuluyor. Dünya hala dönüyor mu? Dönüyor. Sizin sırada önünüze kaynayan kişiye verdiğiniz tepki dünyanın akışında herhangi bir şeyi değiştiriyor mu? Hayır. O zaman ciddiye aldığınız hayatınızın cüceliğine şaşırın ve gözlerinizi ayak uçlarınızdan kaldırıp biraz da yukarı bakın. Çok güzel bir dünyada yaşıyoruz, her gün ayrı güzel bir hava var, çiçekler böcekler var, bakmayı bilen gözler için sayısız güzellik var. Boşverin önünüze kıran sürücü de ne yaptığının farkında olmayıversin, farkındalık yaratsanız bile azalarak biteceklerini mi zannediyorsunuz?
Ve sonuç vakti. Farkındalığın insanlığa getireceği en büyük armağan doğru şeyi yapan insanlar sayesinde verimli ve duyarlı bir toplum haline dönüşmektir. Kürsülerde çıkıp saçma sapan demagojiler yapan insanlara buradan sayısız küfür sallayacağınıza ne yaparım da bu durumun trajikomikliğini insanlara gösteririm diye düşünün. Enerjinizi gereksiz tepkilere harcamak yerine yarayışlı aktivitelere harcayın veya onu da yapmak istemiyorsanız enerjinizi kanalize edeceğiniz daha güzel şeyler bulun. Ne bileyim böyle yazılar yazın, müzik yapın, resim yapın, çıkın dünyayı keşfedin falan.
Bu toplum yanlış şeyleri düşünen insanlara “yanlış düşünüyorsunuz” denilerek düzelmeyecek, siz sırada düzgün durun, kırmızı ışıkta bekleyin, trafikte insanlara yol verin, döner dolaşır bir gün de onlar size yol verir, yol vermenin, yardım etmenin güzelliğini karşılıklı etkileşimle keşfedersiniz. Kendinizi kafatasınızın içine hapsetmeyin, hayatı ayak diplerine bakan bir çift gözle yaşamayın. Kafanızdan ayrılın, kendinize bir karşıdan bakın, duruşunuzu seyredin, çatık kaşlarınıza hayret edin sonra uçun gidin 7 milyarın gözlerinden dünyaya bakın. Kendi ufaklığınızın farkına vardığınızda bu dünyada yaşayan görünmez bir ağla birbirine bağlı kolektif bir organizma olduğumuzu fark edeceksiniz. İşte o zaman hem ufacık sebepten tepenizi attıran insanlara sevginiz artacak hem de anlamı olacak hareketler yaptığınız için dünyayı daha iyi bir yere taşımış olacaksınız.
Hadi şimdi gidin ne sinirinizi bozuyorsa onunla ilgilenin, bu yazı da her şeyde olduğu gibi hemen etki etmeyecek.
Awareness
Assume that you are traveling in the driving seat of a car. Traffic flows. You travel with speed on the left lane. All of a sudden, a car from the mid lane, jumps in front of you. He drives onto your lane just to pass the car in front of him with 1 km/h speed difference. You make a harsh brake, lose your temper because of the action of that driver, maybe use curse words. The car finally finishes to overtake 2.5 meters long car and leaves from your lane. You step the gas, passing him by with anger. You keep your bad temper till you reach home.
Now you stand in a queue. Lots of people are waiting on the line. You are a bit weary. Out of nowhere a man appears and enters the queue from the middle of it. You fly off the handles. Warn the man, but with an unkind tone. Man argues with riddiculous arguements, you’re dragged into an unexpected quarrel. Then the man leaves as he appeared. But the palpitation stays.
Do you ever find yourself dragged into your feelings? Anger, sorrow, sadness?
Let’s inspect this from another angle. You sit in the passenger seat next to your friend in the car. Suddenly a car jumps in front of you. Your friend loses himself, honk the horn, swear, sweat. Could you imagine yourself in that situation? What’s different from the first example? You watch a man being angry instead of you going mad. Do you realize how useless his anger is, how terrible it is that he disturbs other people with the horn, hurts his vocal cords by shouting. Your friend tries to warn the other person by honking and shouting but does it make a difference? No. When did a car horn caused other person to come to his senses with shock and realize how terrible it was to waylay someone? Never.
Or you stand beside your friend on the queue. He quarrels with the person entering the line from the middle. The man trolls your friend and leaves. Your friend keeps murmuring.
When we are at the place of secondary observer we always see the right and wrong reactions. But when we lose ourselves in the emotions our actions are governed by hormones, not by our conscience.
So we are done with the introduction. Lets move on. What is awareness? Being knowledgeable? Being experienced? Being very smart? None. Awareness is estimating the causes of our actions. It is, observing things around you and constantly taking lessons.
We live our lives inside our skulls, seeing thru two eyeballs. We are carried away by the illusion that everything happens around us. That illusion will affect everything severely. But why is it that I call something that seems awfully correct an illusion? Everything SEEMS to be happening around us. How can this be an illusion?
Let’s go back to the car example. Two people that are sitting on the front seats of the car could see and hear almost the same things but their reactions can be absurdly different, isn’t it? What is this if it is not an illusion? You might argue “But the driver controls the car, it is natural to have different reactions.”. My answer would be, if the passenger carries his calmness to the driver, he can brake the car without a feeling, because he can clearly see that shouting and swearing has no effect on the ongoing event. You’ll hopefully get the full answer at the end of the post.
So how we are going to get rid of this illusion? How we will see what our actions cause?
You’ll simply be the secondary observer. You’ll stop being the piece of paper that your ego has pinned into the cork table and you will see the whole table. Life teaches you things. One valuable lesson I’ve had was that you can hardly change people. Whatever it is that caused your reaction, know that it is useless to “react”.
In this world of more than 7 billion population, countless reactions are given, yet the world still rotates. The reaction you’ve given to the man on the queue changed nothing on the course of history, even if you’d thought so. Be surprised by insignificance of your life and lift your head from your feet. We live in a marvelous world with countless beauties for the eye of the beholder. Let go the driver that made a mistake, do you really think they will diminish in numbers even if you create an awareness to THEM?
The ultimate gift of awareness will be the future of efficient and sensible society built by people who act reasonably. Stop arguing over the demagogs who speak bs from stages and start asking yourself what can “I” do to awaken people to the absurdity of the society we live in. Put your energy into usefull actions instead of vain reactions. Do art, create and inspire. Explore and discover. Listen, watch, appreciate.
People’s errors are not going to disappear by showing them their errors. You do things correctly and mindfully and calmly. Help people in need. You’ll be surprised when random people help you one day. Don’t lock yourself up your skull, don’t live life with pair of eyes staring at their feet. Leave from your head, see yourself from afar, watch your posture, be baffled by your frowning countenance. Then fly away see through the eyes of 7 billion. When you realize your insignificance, you might see that we are a collective organism living by the interactions of individual cells, humans. Only then your love for erroring people will increase and the world will be carried to a better place just because you act mindfully and with love.
Now, away with you! Do whatever you’re doing, be mad at what ever you’re bothered with. Like everything else, this article won’t affect you immediately.