Original: 15/12/14
Hayata Küsmüş İnsanlar
Büyüyünce ne olacaksın derlerdi, hep parlayan bir sesle cevaplar gelirdi: astronot! itfaiye! yarışçı! pilot!
N’oldu o çocuğa?
Önce içgüdüsüne ters bir eğitim sistemiyle tokatlandı, terbiye edildi, düşünme biçimi şekillendirilmeye çalışıldı. “Astronot mu olmak istiyorsun, önce çarpım tablosunu ezberlemelisin.” denildi. Keşke bu ufak telkinle çıktığı yol, çarpım tablosuyla bitse idi. İlkokulu bitirmeli idi, bitirdi. İyi bir lise kazanmalıydı, sonrası kolaydı, sınavlara yük aygırı gibi çalıştı, kazandı. Liseyi bitirmeliydi, bitirdi. İyi bir üniversite kazanmalı idi, sonrası kolaydı, sınavlara yük aygırı gibi çalıştı, bir yeri kazandı. Kazandığı bölümü bitirmeli idi, bitirdi. İş bulmalı idi, zor da olsa kolay da olsa buldu ve çalışmaya başladı.
Astronot mu? Çarpım tablosunda kaldı o.
Daha 3 yaşından gelen bir eksiklikle başladı travmalar. Tabii ki o çılgınca cevabı veren küçük çocuk, astronot olmanın neler gerektirdiğini bilmiyordu. O, sadece yüzünü yukarı çevirdiğinde gece gökyüzünde gördüğü binlerce yıldızın içinde yüzmeyi hayal ediyordu veya bulutların arasında süpermen gibi uçmayı. Hayaldi, serveti ve çok küçük yaştan itibaren o servet elinden alındı. En erken küsüş oraya dayanıyor.
Karşısına insanlar çıktı, sözleriyle davranışlarıyla küstürmeyi sürdürdüler. Herkes iyi olsa böyle olmaz idi değil mi? Birileri de kötü olmalıydı. Ha, sakın “kötü” ve “iyi” gibi etiketlere takıldığımı düşünmeyin, aslında her şeyin göreceli olduğu dünyada, saf görüşlerle adım atan küçük çocuğun, her adımda kendisi için “kötü” engellerle yavaşlaması, küstürülmesi konu olan. Birisine iyilik yaptı, ama karşılığında bir iyilik göremedi. Önceleri iyiliğin karşılıklı olmayabileceğini düşündü. Sonra iyilikleri sürdürmenin de kendisi için bir getirisi olmadığını fark etti. İyiliğe küstü.
Fikirleri kendisiyle çelişen insanlarla tartıştı, haklıymış gibi görünse de hak verilmedi, taraf olmaya küstü. Adaletsizliklere karşı çıktı, adaletsizlikler azalmadı. Açlığa karşı çıktı, açlık arttı. Hayata küstü.
Hayat polarize idi ve kendisi polarize olmaya küstü.
İşte burada, kurtuluşun kıvılcımları yanmış ama yanıcı bir gaz bekleyen insanlar yatıyor. Birisi, kalkın gidiyoruz, özgürlüğe adalete mantığa gidiyoruz dese uçarak gelecek kişiler uykuda bekliyor.
Bir önceki yazıda; insanların bugünkü halinin, tamamen dünyanın başlangıç kondisyonlarının bir sonucu olduğunu savunmuştum. Tabiri caizse dünya, yavaş yavaş soğuyan bir akkor metal gibi. Güneş, durmadan metali tavlayan çekiç gibi. Bilirsiniz, bilmezsiniz, dövülmüş metal dövülmemiş metale göre çok çok daha güçlüdür. Sebebi ise, o yavaş soğuyuş aşamasında indirilen çekiç darbelerinin kırılganlıkları yavaş yavaş yok etmesidir. Soğumanın en sonunda ortaya çıkan ürün biziz. İyisiyle kötüsüyle… Buradaki tek önemli değişken, dövülen metalin cinsi. Diyelim biz bakırdık, ne kadar sert olabiliriz ki, öte yanda demir var iken. Milyar yıllık evrim sürecinde ortaya çıkıp kaybolan milyarlarca canlı formundan “en uygunu” bizdik.
Hayata küstürülüşlerimizin tamamı, dünyanın başlangıçtaki moleküler bileşimi ile ilgili. Saçma geliyor değil mi? İçgüdüsel davranışlarımızın hepsi orangutanlarda da var, tek tük eksikle. Onlarınki daha basit maymunlarda var tek tük eksikle. Aynı şekilde tek hücreli yaşam formuna kadar inebilirsiniz.
İnsanlarda gördüğünüz, kıskançlık, öfke, hırs, nefret duygularının tamamı geçmişimizden gelen şeyler. Yaşamak için avcı olunması gereken bir dünyada evrimin ortaya çıkardığı akıllı varlıkların içgüdüsel iskeleti böyle maalesef.
Şimdi hayata ufak ufak küsmenize sebep olmuş binlerce olayda, kişilerin bilinçlerinin bir suçu olmadığını bildiğinize göre şimdi bunu nasıl olumluya çevireceğimizi düşünelim.
Çevremde bana benzer o kadar insan var ki. Küçük kabuklarına çekilmişler. Astronot olamayacaklarını kanıksamışlar, yerleri süpürsek yeter görüşündeler. Günlük olarak işlerine gidiyorlar, eve yorgun dönüyorlar. Ya televizyon izliyorlar, ya oyun oynuyorlar ya müzik dinliyorlar ve yatıp bunu tekrar ediyorlar. Ölene kadar da tekrar edecekler. Kimse, geç insanlığı, çevresindeki üç beş insanı bile daha iyiye götürecek şeyler yapmıyor. Yapmak istemiyor, çünkü küsmüşler. “Yapmaya çalışsak ne olacak ki” diyorlar.
İnsanlığı daha iyiye görütmek ne peki? Daha adil, daha mantıklı olmaya itmek demek. Günlük yaşamınızda, çevrenizde sizi küstürmeye devam eden insanlar oldukça, siz, böyle bir şey yapmak da isteseniz enerjiniz üç gün dayanmıyor. Ama insanların yaptığı şeylerin kendi suçları olmadığı fikrini benimserseniz çok şey değişebilir. Altını kirleten bir bebeğin altını temizlemek gibi. Önceleri epey bir pislik çekeceksiniz. Bizi maymundan ayıran tek fark, azıcık aklımız ise, zamanla insanlar “altına etmemeyi” öğrenebilirler.
Neden küsmüş insanlar parlamaya hazır insanlardır peki? Çünkü insanın küsebilmesi için önce denemiş olması gerekir. Düşünmüş ve olmayacağını görmüş olması gerekir. O kişinin içinde hala, küçük çocuğun astronot olma hevesine benzer bir heves vardır, ama karanlık bir depoya kaldırılmıştır. Ben, o hevesin depodan çıkmasını sağlayacak anahtarın bu olduğunu düşünüyorum.
Eğer insanların “altına ettikleri” gerçeğini kabullenirseniz, “pislik temizlemek”, insanlığa yapılan bir iyilik olacaktır ve süreçte karşılaşılan zorluklar da tavlanmış metalden seken kurşunlar gibi olacaktır. İnsan, yeterince bilinçli olmadığı durumda, kıskanç hırslı öfkeli nefret dolu savaşçıl hırsız iğrenç bir varlıktır. Bakmayın bizim “iyi” insanlar gibi durduğumuza, yeterince zorlanırsak biz de öyle olacağızdır. Interstellar filminde güzel bir sahne vardı: adam, yaptığı kötülüklerin bilincinde, bir başka adamı ölmeye terk ederken şu sözleri sarf ediyordu “Sakın beni yargılama, sen benim gibi sınanmadın”.
Dünya deneyinde ortaya çıkan canlılar biziz. Hepimiz özünde aynıyız. Bizi, hayvanlardan farklı kılan aklımız ve bilincimiz var. Kullanabilecek kadar bilinçli isek, sevgimiz var. Bu özellik, insanların 99.9%sinde uyku halinde. Geri kalan 0.1%de de küsmüş ve kabuğuna çekilmiş durumda. Hal böyle olunca ortalık kurtlar sofrası gibi oluyor, servet, kapanın ağzında kalıyor.
İstatistik (şu an kabamdan uydurmuş da olsam) sizi kandırmasın, 0.1% 7 milyon insan eder. 7 milyon patlamaya hazır roket, uzaya çıkmaya hazır astronot. Sadece iyi bir plan ve planla birlikte bu ana-fikri yayacak bir ortam lazım. Ortam belli ki sosyal medya. İş fikre kalıyor… Onun da, kaybolan hayalgücünün yeniden ateşlenmesi ile bulunacağını düşünüyorum.
~~Cem.
Embittered People
Every often they asked, “What’ll you be when you grow up?”. The answer was always enthusiastic, “Astronaut!”, “Fireman”, “Racer”, “Pilot”.
What happened to that child?
First she got slammed by an education system that is againts her intuition. She got disciplined. Her thought process is worked over. “Do you wanna be an astronaut, first you need to memorize times table.” they said. It would have been a relief if all it took was memorizing times table. She needed to finish first school, she did. She needed to enter a great Highschool, then the rest was easy. She did. She worked as a pack mule for College exams, if she was accepted into a good college that was it. She did. Then she needed to finish college and find a descent place to work, then the rest was easy. She worked her ass off and did. Now she earns a mediocre salary in a company she doesn’t identify with. Astronaut? Well, we lost it at times table.
The trauvmas started at the age of 6. Though that child who gave the craziest answer, did not know what it’d take to be an astronaut. She only dreamt of swimming inside the thousand stars that she saw when she gazed at the night sky. Or maybe flying through the clouds like Superman! Her only treasure was imagination and it was taken away from her at a very early age. The roots of the embittering stems from there.
She met people. They offended her with their words. It wouldn’t be fare if everyone was nice right? Some people needed to be evil. She did a favor, it was not returned. Initially she thought favors might not be exchanged. But then after a while she got hurt by giving favors and she hated kindness.
She argued people with whom their ideas crossed. She was not given credit although she seemed to be right. She disliked picking sides.
She stood for injustice, injustice did not cease. Waged war against hunger, hunger increased. She was embittered.
Life was polarized.
There goes people, for whom the fires of liberation is ignited and who wait for a propellant. These people wait on standby, they would fly up into the sky if somebody, anybody came and said let’s go to freedom, liberty, justice and logic.
In the previous post I’ve discussed that the current condition of humanity is the result of Earth’s initial conditions. As if the Earth was a slowly cooling hot metal, the sun is like a hammer falling relentlessly to anneal the metal. Annealing is a process that hardens a metal. Each hammerfall destroys small part of irregularity in the metal and at the end of the process we have a much tougher material. We were the end product that appeared at the end of annealing. Say we were copper, we would never surpass the toughness of an iron material. With all that we are, we are the “best” outcome this Earth could have developed over billions of years of evolution.
Our instictive actions are almost the same on orangutans with few differences. Their instictive actions are similar to primates. You can follow the logic up to Procaryotes.
The actions of people, jealousy, rage, hatred comes from our past. These traits are the outcomes of a planet in which major conscient characteristics should have been of a hunter for survival of the fittest.
Now that we know that consciousness of people has little or no effect on our offences, let’s think about how can we work this through.
I know people that are just like me. Who have found shelter in their tiny spaces, accepted that they won’t becoming an astronaut anytime soon and accustomed to the little jobs they have. They wake up daily to go to work, return back home tired. They either watch TV, play games, listen to music then sleep and they repeat. That’s a habbit they’ll relentlessly repeat until the day they die. Nobody cares for humanity because they are offended. They say “What can I do even if I try”.
You’ll keep being offended by random people around you, and if that keeps draining your energy you won’t last three days in such a state of mind. But if you can accept that majority of people are not responsible for what they do, things might start to change. Like cleaning a baby who poops himself. Initially you’ll go thru a lot of filth. But if we have the intellect that seperates us from primates, then humanity can learn not to shit themselves. Then you might ask “Why offended people are ready to lift off?” Because for a person to be offended by something she should have tried things. She should have thought about it and have seen it is useless to try. That person carries a hope that is similar to the child’s hope for becoming an astronaut but that hope is stored inside the dark recesses of the mind. I think that the starting point to bringing that hope into sunlight is accepting that people poop. Then it’ll conceptually be like cleaning a baby until it grows out of it. The acts would be for the greater good of humanity.
Humans are jealous, ambitious, raged, hateful beings, when they are not conscious enough. Don’t be deluded by our sanity, we’ll be just like that if things get worse. There was a meaningful scene in Interstellar (2014). A man, conscious of his bad deeds, was talking to another man whom he had injured and left for dead, telling “Don’t judge me, you haven’t been tested like me.”
We are the end product of Earth experiment. We are all the same in its core. We have our intellect and consciousness that distinguishes us from animals. We have love, given we are conscious enough to use it. Love is asleep in 99.9% of people. For the remaining 0.1% it is stored deep within. Don’t let the statistics fool you, eventhough I just tossed the percentage out of nothing, 0.1% means 7 million rockets waiting to be burst into the sky, 7 million astronauts ready for the space! All it takes is a decent plan and a medium to cultivate it. The media is obviously social media. All we need is that plan and I think it’ll be found by the fires of re-ignited imagination.
~~Cem